antalya escort istanbul escort

escort Beylikdüzü escort Ataköy escort Bakırköy escort Avcılar escort Şirinevler escort Bahçeşehir escort Merter escort Mahmutbey escort Kayaşehir escort Büyükçekmece escort Küçükçekmece escort Başakşehir escort Halkalı escort Esenyurt escort Sarıyer escort Bahçelievler escort Yenibosna escort escort Dubai berlin escort porno izle seks hikayeleri sex hikayeleri tr.link

The world-famous watch provides rolex replica.

DOLAR

18,0800$% 0.71

EURO

18,3375% 0.2

GRAM ALTIN

1.022,06%0,52

BİST100

3.020,01%1,34

BİTCOİN

424431฿%1.007

ETHEREUM

33899Ξ%3.04328

İmsak Vakti a 02:00
Adana AZ BULUTLU 30°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
ummu hafsa iman

ummu hafsa iman

12 Nisan 2020 Pazar

    İslam’da ve Feminizmde Kadının Rolü

    İslam’da ve Feminizmde Kadının Rolü
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    Kadınlara nefsi arzularının esiri olmuş birey ve sistemler tarafından daima layık görülen aşağılama ve baskılar son yüzyılda feminizm adı altında toplanmış ve kadına özgürlük diye dayatılan her iğrençlik bu isimle sürdürülmektedir.

     Peki Feminizm nedir? Bizi nasıl bir özgürlük bekler diye sorarsak nelerle karşılaşıyoruz bakalım. Feminizm; toplumda kadının haklarını çoğaltma, erkeğinkilerin düzeyine çıkarma, eşitlik sağlama amacını güden düşünce akımı, kadın hareketidir. Yani kadını erkekler ile eşit gören ve kadınlarında hayatın her alanında erkeklerle birebir davranış sergileme üzerine kurulan bir akım. Fakat baktığımız zaman kadın, fiziki, ruhi olarak erkekler ile eşit değilken hayatın her alanında bu eşitlik nasıl oluşacak diye sormadan edemiyorum. Çünkü Feminizm savunucularının her ne kadar karalamaya, üstünü ısrarla kapatmaya çalıştığı,yok saydığı fıtrat faktörü bu eşitliğin asla olamayacağının kanıtıdır. Fıtrat insanın yaratılış biçimidir. Oluşumu ve yaşamında ki kalitenin en önemli unsurudur. Örnek vermek gerekirse,üretilen bir cihazı,onun performansını en yükseğe çıkaran bir parçası ile harekete geçirmek yerine,onu tamamen bozacak, belki işe yaramaz hale getirecek başka bir parçaya ısrarla takmaya çalışmak gibi; Allah’Cc ın belli bir fıtrat üzere yarattığı kadını asla kendine uygun olmayan başka hayat şartlarına adapte etmeye çalışmak gibi … Bunun sonucunda kadınları kendisinin içinde olan asıl yaşam enerjisini bırakarak, başka ve daha ağır bir yaşam şartlarına eşitlik ve özgürlük sloganlarıyla sürüklemek büyük bir zulümdür. Zulümdür diyorum çünkü eşitlik kavgası, kadının kendi iç dünyasında gezmesini, kendini tanımasını, kapasitesini, yapabileceklerini belirleyip daha mutlu olmasını engelleyerek, kendinden yüksek ve ulaşılmaz gösterilen erkeğin fıtratına ulaşmak istemesine sebep olmaktadır. Halbuki Allah CC kadını erkekten daha esnek, çok yönlü,naif, güzellikler ortaya çıkarmakta mahir yaratmıştır. Bunları detaylı şekilde incelersek feminizmi çökertecek gerçekleri mutlaka göreceğiz. İslam’ın kadını hayatın içinde koyduğu yer, feminizmin kadınları indirgemeye çalıştığı yerlerden daha izzetli ve temizdir. Allah CC insanoğluna kadının yaratılışından beri erkeklere eşit değil ama erkekleri tamamlayacak olan en güzel varlık olduğunu defalarca göstermiştir. İlk örnek Hz Havva annemizdir. Ebedi cennet nimetlerinin arasından zorluk ve imtihanlarla dünyaya indirilen Havva annemiz eşi yanında olmadan dünyaya ayak basmış ve Allah in kendine öğrettiği dualar ile kendini affettirmis ve bu mucizeyi tek başına atlatmıştır. Hz. Meryem yaşadığı toplumun tüm baskılarına rağmen Allah CC ın mucizesi Hz İsa’yı karnında taşımış,dünyaya getirmiş ve bütün sorumluluğu tek başına üstlenerek Allah CC ın ona verdiği gücü ortaya koymuştur. 

     Hz. Asiye’nin ise firavunun sarayında onun rablik taslamasına karşın tek başına bir olan Allah a iman ederek mücadele etmesi…

     Hz. Hacer’in küçücük bir oğlan çocuğu ile çölün ortasında bırakılışına karşın sabrı ve tevekkülu gösteriyor ki bir kadın en zor şartlarda bile inancına, yaradılışına olan güveni ile herşeye göğüs gerebilecek meziyettedir. 

      İlk Müslüman olan kişinin bir kadın olarak Hz. Hatice olması,ilk şehidin Sümeyye (Rh) olması, hadis ilminde öncülerden Hz. Aişe validemizin olması,savaşın en kızıştığı zamanda Rasulullah’ı aslan gibi koruyan cesur kadının Nesibe binti Kab olması bizlerin gücümüzü, aklımızı, kabiliyetlerimizi nerede nasıl kullanacağımıza en güzel örneklerdir. 

       Evet görüyoruz ki İmanın, inancın, yaradılışına dönük yaşamanın biz kadınlara hem dünyada hem ahirette huzura ve iyiliğe götürdüğü aşikardır. Birde madalyonun diğer yüzüne bakalım. Feminizm savunucuları kadın ve erkeği eşit tutmak isteği ile en başta kadını erkekten aşağıya çektiğinin farkında değillerdir. İslâm ise kadını sosyal hayatta erkekten geri planda tutma emrine rağmen ibadet ve salih kadınların ecrini erkeklerle eşit tutmuştur. Feminizm kadına çalış,kazan, kendin elde et mantığı yükleyerek, kadını boğucu, yorucu, fıtratına aykırı şekilde yıpratmaktadır. Ka

    dınların bu zalim çarkın içinde erkekler ile aynı koşullarda, aynı işgücü ile,aynı ücrete tabi tutulmasına karşın İslam dininde Allah CC iman eden kadınlardan ayın belli günlerinde ibadet dahi beklememiş ve kadına dinlenme hakkı vermiştir. Yine kadına çalışmayı serbest bırakan bu sistem bir tarafta kimi kadınları üst kadrolarda çalıştırarak ondan faydalanırken diğer tarafta başka kadınları , insanlıktan çıkacak derecede zor şartlarda çalıştırarak değil kadın erkek eşitliği, kadın kadına dahi eşitlik sağlayamamaktadır. 

     Kadınların erkekler ile eşit olması gerektiğini savunan feminizm, kadının erkek tarafından el üstünde tutulmasını emreden İslâmi emirler ile çatışmaktadır. 

      Batı’ dan alınan çağdışı düşünce yapıları ile bozulan kadın-erkek fıtratı, yaşayış düzeni; yine batıdan empoze edilen çürük tezler ile düzeltilmeye çalışılmaktadır. Fakat ne yazık ki bu mümkün olmayacaktır. 

    Devamını Oku

    Humanity Drama Has Been Being Lived in Al_Hol Camp !

    Humanity Drama Has Been Being Lived in Al_Hol Camp !
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    After 2014, fighters from many countries of the world and Turkey came to Syria’s Deir ez-Zor region with their wifes and children and participated in ISIS.

    After ISIS ‘s dissolution, in 2017, their land was captured by YPG terrorist forces and all women and children were arrested as prisoners in the El Hol camp.

    Since then, Muslim women and children affiliated to ISIS have been struggling to survive in unhealthy desert conditions with insufficient tents and nutritional aid sent by Unicef.

    They are also exposed to the inhuman treatment of the YPG terrorist group. Women’ tents are set fire, the rapes and the deaths are seen a lot. In the prison camp, humanity drama has been lived.

    The failure of many states and Turkey to take the necessary steps to bring their own citizens back to their countries increases the oppression and the persecution on Muslims by the YPG terrorist group, which holds the power of the region.

    The women and children who try to leave or flee this area on their own continue to deliver their demands to the human rights defenders to be moved from this area as soon as possible.

    Devamını Oku

    El_Hol Kampı’nda İnsanlık Dramı Yaşanıyor !

    El_Hol Kampı’nda İnsanlık Dramı Yaşanıyor !
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    2014 itibariyle dünyanın birçok ülkesinden ve Türkiye’den Işid’e katılan savaşçılar, eşleri ve çocuklarıyla birlikte Suriye’nin Deyrizor bölgesine geldiler. 2017’de Işid ‘in dağılmasının ardından, toprakları YPG terör güçler tarafından ele geçirildi ve tüm kadın ve çocuklar El Hol kampında esir olarak tutuklandı.

    O günden bu güne dek Işid’e bağlı müslüman kadın ve çocuklar, sağlıksız çöl şartlarında, Unicef ‘in gönderdiği yetersiz çadır ve beslenme yardımları ile açlık ve susuzluk içinde hayatta kalma mücadelesi veriyor.

    Aynı zamanda YPG terör örgütünün insanlık dışı muamelelerine maruz kalıyorlar. Kadınların çadırlarına ateş açılıyor, tecavüz ve öldürme vakaları sıkça yaşanıyor. Esir kampında insanlık dramı yaşanıyor .

    Kendi vatandaşlarının ülkelerine geri getirilmesi konusunda bir çok devletin ve Türkiye’nin gerekli adımları atmaması, bölge gücünü elinde tutan YPG terör örgütünün müslümanlar üzerindeki baskı ve zulmünü artırıyor.

    Kendi imkanları ile bu bölgeden çıkmaya veya kaçmaya çalışan kadın ve çocuklar, bir an önce bu bölgeden çıkarılmak için insan hakları savunucularına taleplerini iletmeye devam ediyorlar.

    Devamını Oku

    “Meyve ve sebzelerin dezenfektanlarla yıkandığını duyuyorum. Çok tehlikeli, zehirlenmelere yol açabilir. 5-11 yaş arası çocuklar ile kronik hastalığı olanlar sınırlı kullanmalı” Herkes İçin Acil Sağlık Derneği’nden Önemli Uyarı!

    “Meyve ve sebzelerin dezenfektanlarla yıkandığını duyuyorum. Çok tehlikeli, zehirlenmelere yol açabilir. 5-11 yaş arası çocuklar ile kronik hastalığı olanlar sınırlı kullanmalı”  Herkes İçin Acil Sağlık Derneği’nden Önemli Uyarı!
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    Corona’ya karşı hepimizin kullanıyoruz ama… Dezenfektanda büyük tehlike!Corona virüse karşı kişisel hijyenin önemli olduğu çağrılarının ardından en çok kullanılan ürünlerden biri de dezenfektanlar oldu. Ancak içerdiği etil alkol nedeniyle fazla kullanımında dezenfektanların zehirlenmelere yol açabileceği uyarısında bulunan Herkes İçin Acil Sağlık Derneği Başkanı Uzman Doktor Ülkümen Rodoplu, “Meyve ve sebzelerin dezenfektanlarla yıkandığını duyuyorum. Çok tehlikeli, zehirlenmelere yol açabilir. 5-11 yaş arası çocuklar ile kronik hastalığı olanlar sınırlı kullanmalı” dedi.

    Dünyayı saran koronavirüs ile mücadelede, bireysel hijyenlerine dikkat etmeleri istenilen vatandaşlar, dezenfektanlara yöneldi. Ancak uzmanlar, dezenfektanların, yanlış kullanımda zehirlenmelere yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Başta 5-11 yaş arası çocuklar ile kronik hastalığı olanların dezenfektanları sınırlı kullanması gerektiğini ifade ediyorlar.

    Meyve ve sebze gibi gıda ürünlerinin de temizlik amacıyla dezenfektan ile yıkandığı yönünde duyumlar aldıklarını belirten Herkes İçin Acil Sağlık Derneği Başkanı Uzman Doktor Ülkümen Rodoplu, “İçerdiği madde etkili fakat vücuda zarar da verebiliyor. Birçok ülkeden acil servisi başvuruları arasında, özellikle 5-11 yaş aralığında ve kronik hastalık tedavisi görenlerde dezenfektanlarla başlayan zehirlenme bulguları gördük. Ölümlere kadar giden vakalar bildiriliyor. Çünkü dezenfektanların içinde yüzde 40 ile 60 oranlarında etanol yani etil alkol var. Bu nedenle alkol bazlı dezenfektan deniliyor. Parfüm ve nemlendiriciyle kullanılabilir hale getiriyorlar. Yüksek dozda olduğunda özellikle 5-11 yaş arasındaki çocuklarda kötü etkilere yol açabilir. Bu alkolü derimize sürdüğümüzde deri yoluyla da içimize alıyoruz. Cildimiz vücudumuza açılan büyük bir kapı. Dezenfektanla el temizlendikten sonra ağza, burna ve göze götürüldüğünde vücuda alınabiliyor. Sık kullanımda vücuda daha fazla alınmış oluyor” dedi.

    Devamını Oku

    Muslim Activist Nora Illi Passed Away

    Muslim Activist Nora Illi Passed Away
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    Swiss-born Muslim Activist Nora Illi died at the age of 35 due to cancer (March 24, 2020).

    Nora Illi, who showed a great struggle for her belief by participating in many television programs, shows, panels and by writing about the rights of Muslim women in Europe, was interested Muslims who were rejected by their families until they passed away. He also led the activities of Muslim women depending on the Islamic Council (İZRS) in Switzerland. Despite all pressure that target her , she never took off her niqab.

    Nora Illi, who was born in Switzerland in 1984 and converted to Islam, was married and the mother of 6 children. The emotional letter written by Abdul Qassim (her husband) for his wife is as follow;

    “Nora Illi … returned to her Creator ..”

    إنا لله وإنا إليه راجعون نورا إيلي في ذمة الله

    ”We belong to Allah and return to Him

    Nora, you are now gone. We seperated by an order. You have shown a long and difficult struggle that even surprised experienced doctors. Hospital room, conference room, death bed, control center .. There is no difficulty for one who get challenge. You just obeyed the call of the angel of death with a smile on your face, and left your family in silence, love and comfort … and to prepare for our coming together in our home in dar ul akhira (in the hereafter). you love.

    Devamını Oku